Biz, Koymasını İyi Biliriz!

Sezonun neredeyse son oyunu, Moda Sahnesi'nin önü iğne atsanız yere uğrar mı diye düşündürecek vaziyette...endişeli ve şüpheci bir halde geldik Macbeth'e. İşin içinde Shakespeare var, ya batıracaklar ya da muhteşem çıkacak ikilemi içindeydik.
Aslında ne desek yetmeyecek sanki ama şunu söylemeliyiz ki gördüğümüz onca oyun içinde en iyi tiyatro uyarlamalarından biriydi, hatta gördüğümüz en iyi Shakespeare uyarlamasıydı Macbeth. Hani bütün bu güncele gönderme yapma konusunda söylendiğimiz başarısız oyunlara cevap niteliğinde bir oyundu Macbeth, "İşte güncele gönderme böyle yapılır!" diye haykırdık içimizden. Size tadımlık iki söz olsun oyundan, eminiz çok tanıdık gelecek, "Hepinizi dinliyorum!", "Gereken talimatları verdim!"

Özellikle bir sahnede, galiba seyirciler gülmeyi kesemeyecek ve oyun böyle kalacak dedik çünkü biz de kahkahalarımızı durduramadık. İki oyuncu da birbirinden harikaydı ama özellikle Erkan Uyanıksoy'un enerjisi ve mimikleri bizi hayran bıraktı. Oyunun seyirciyi geleneksele boğmadan geleneksel-evrensel birleşimini tam kıvamında yapabildiğini görünce "demek ki yapan yapabiliyormuş" dedik kendi kendimize. Ayrıca tempo tam düşecek derken aniden tekrar yükselip seyirciyi yakalayıvermesi muhteşemdi. Sahne kullanımı bu kadar iyi olabilirdi herhalde, bütün objelerin bir işlevi, anlamı vardı çünkü.

Mini bir eleştirimiz olacak, giriş sahnesindeki "ağır çekim" savaş kısmı biraz fazla uzun geldi bize, kısaltılabilirdi. "Cin çağırma" ve "telefon" kısımları bizce biraz gereksiz/uzundu, her ne kadar olayları telefon yoluyla uzuuun uzun vermektense hızlıca ve güzel bir şekilde geçirmiş olsalar da.

Yönetmen Doğu Akal, hem oynayan hem de uyarlayan Elif Temuçin ve Erkan Uyanıksoy'a ve ekibin diğer üyelerine ne kadar teşekkür etsek azdır. Tiyatro BeReZe'yi pür dikkat takip etmeye başladık, yeni oyunları çıkar çıkmaz gözümüz kapalı alacağız biletlerimizi.

Perdesiz Sahne 
http://www.perdesizseyir.com/macbeth.html
21 Haziran 2016